1 Nisan 2012 Pazar

NİGOGOSYAN



PierreFournie,Pablo Casals,Isaac Stern,Gaspar Cassado,Gibi efsanevi Virtüözlerin Lüthiyesi Amerikan Keman Derneği nin kurucularından VAHAN YETVART NİGOGOSYAN Yaşasaydı 14 şubatta (2012) 102 Yaşına basacaktı. 1940 larda Tünel Meydanında açtığı,1970'lerde New York'taki Carnegie Hall'un karşısına taşıdığı ''Stradivarius Atölyesi''nde nadide çalgıları onarırdı. 65 yılda değerleri 1 ila 5 milyon dolar arasında değişen (2006 fiyatı)Tam 72 Strad ve sayısız orta değerde enstruman geçtielinden.Hayali İstanbul Konservatuarı'nda Enstruman Yapımcılığı Bölümünü kurmaktı .''Ermenisin,olmaz''dendiği için1958 de Amerikaya yerleşti.Meslek sırrı kavramından nefret etmesi,Oberlin Konservatuarı'nda ABD'nin ilk çalgı restarasyon kurslarını başlatması,bilgisini gençlerle paylaşması onu mesleğinin zinvesine taşıdı.Ödüller kazandı.Doğduğu Toprakları hiç unutmadı.Nigo Usta hayatındaki en mutlu anlar,New York'taki Ermeni dostlarıyla buluştuğu,İstanbul'u andığı yemekli toplantılardı.Rakısından bir yudum alıp ,arkasına yaslanır,mutluluğunu Türkçe ifade ederdi.''İyiki Doğmuşuz''İşte türkiyenin Yetiştirdiği En Büyük Lütiyenin İstanbuldan Nw York'a uzanan başarılarla dolu öyküsü...                                                                            
 Eğitimci bir ailenin oğluydu Vahan Yetvart Nigogosyan.Amerikalı Pedegog John Devey'den etkilenen babası aram Nigogosyan,Ermeni okullarında bir çok yeniliği başlatan kişiydi. Çocuklara Meslek kazandıracak Marangozluk,Ayakkabıcılık gibi dersleri,sporu, kızlı erkekli sınıfları 1900 lerin başında Müfredata o sokmuştu.Öğretmenliğinde Muhafazakarların hışmına uğrayıp,Sakız a sürgüne gitmiş,müdürken işinden olmuştu.                                                                                                    Eşi Madam Roz da öğretmendi.Samsundaki okulda tanışıp evlenmiş 1909 da Adanadaki Artanyan Ermeni Okulınun kadın ve erkek bölümü yöneticiğiline atanmışlardı.Kanlı Adana olayları sırasında bir pamuk fabrikasına sığınıp kurtuldular.Yeni doğan oğulları Vahan açlıktan öldü.Çift İstanbul a geldi İstanbulda Aramyan Okulunu kurdu.KIsa süre sonra Nigogosyan,Kurtuluştaki Karagözyan Yetimhanesi'nin müdürlüğüne getirildi.                                                                                         14 Şubat 1910 da bir oğulları daha doğunca adını Vahan koydular.Sonraki yıllarda aileye katılan oğulları Goryun,Doktor olacak.Bursa senatoryumunun Başhekimliğini yapacaktı.Kızları Anahid ise     öğretmenliği seçecekti.  Vahan Müziğe meraklıydı. Karagözyan da Keman ve Gitar çalmayı öğrenmişti.İk okulu bitirdiğinde bir keman alınmasını istedi. Aile çok zor koşullarda yaşıyordu.Babası.''Malzemesini alırım,Marangozluk derslerinde öğrendiklerinle kendin yaparsın''dedi Vahak'ın yaptığı kemanı amatör lutiye dostu Kürkçüyan a gösterdi.Gördüğüne şaştı.     Kürkçüyan:''kenar flato çalışmasına nasıl bu kadar güzel yapmış bravo vallahi''Aslında eczacıydı Kürkçüyan.Galatasaraydaki eczanesinin yakınında birde Enstruman atölyesi vardı.Keman,Viyolonsel yapar.eskileri tamir ederdi.O kadar meraklıydıki bu işe 1925 te Stradivarius Atölyesinden kalma ağaçlar açık artırmaya çıkarıldığında Kürkçüyan işini bırakıp İtalyanın yolunu tutmuştu.Oradan getirdiği akçaağaç ve ladinlerle birçok enstruman yaptı.                                    THİBAUD ONU VATELOT A TAVSİYE ETTİ                                                                                                                                       Vahan enstruman yapımcılığını çok sevdi.15 yaşında okulu bırakıp çıraklığa başladı.Ustası Kürkçüyan ona stradivarius'un Hayatı adlı fransızca bir kitap vermişti.Babasından öğrendiği fransızca ile bir solulta okudu.400 sayfalık kitabi el yazısı ile kopyaladı.Ve hayatı boyunca sakladı.                                                                                                                                                    İlk yaptığı kemanlar, ustası kürkçüyan ı bile şaşırtacaktı.O günlerde ünlü Fransız kemancı JacquesThibaud,İstanbul a konser vermeye gelmişyi.Kürkçüyan,Çırağını alıp konsere gitti.Kuliste yaptığı kemanıThibaud'ya gösterdi.Ünlü kemancı ,Vahana Marcel Vatelot gibi büyük ustalarla çalışmasını önerdi.''paris e döndüğümde ona senden bahsedeceğim'' dedi.Vahan ,Marcel Vatelot a mektup yazdı.Kendini tanıtıp öğrencisi olmak istediğini belirtti.Aksi bir ustaydı Vatelot kolay çırak kabul etmezdi.Vahan telkinde bulınmaları için paris'in ermeni cemaatinden  hatırlı isimlerede haber gönderdi.''ücretli kurslara katılabilirsin ancak''cevabını alınca babasının verdiği bir altınla vapu a bindi.Paris'in yolunu tuttu.                           Yıl 1929 du 19 yaşındaydı.Vatelot atölyesinde ustanın oğluyla birlikte mesleği öğrenmeye başladı.Gizlenen meslek sırlarını gözlemle keşfedecekti.Stradivarius,Guarnerius yapımı nadide kemanlara ilk kez burada dokundu.Çıraklığa geçtiğinde maaşı okadar azdıki,sefalet içinde yaşıyordu.Ev sahibine görünmemek için çok geç saatte dönerdi odasına.geceleri odasında ayakkabı,akide şekeri,helva,sucuk,pastırma yalancı dolma imal edipErmeni cemaatine satar ,harçlığını çakarırdı.Çekingen,Heyecanlıydı.Bir gün yemek davetine gittiği patronun evinde telaştan aynalı kapıyı görmemişti.Kıtdığı aynanın mahcubiyetini 20  yıl sonra bile dostlarına anlatacaktı.Bu arada yaptığı çello paris heykel müzesinde sergilenmeye değer bulundu.Ne tramvaya nede bilet alacak parası vardı.Bir pazar günü şehrin öbür ucuna yürüdü.Açık pencereden binaya girdi çellosunu gördü.Müzenin o gün ücretsiz gezildiğini çıkarken öğrenecekti...                                                           1933 te yaptığı minyatir kemanla çıraklık diplomasını aldı.Babasına verdiği doğduğu topraklardan asla ayrılmayacağım sözünü tutup İstanbul a döndü.Ailesinin hayatı alt üst olmuştu.Babası işsizdi zaten dört yıl sonra yoksulluk içinde ölecek,hayatı boyunca tutuculardan çektiği halde cemaatin girişimi üzerine cenazesi Ermeni patrikhanesi nce kaşldırılacaktı. NECATİ TOKYAY'LA KEMAN KAVGASI                                                                                                                                          Nigo usta, İlk atölyesini Tünelde Galata mevlevihanesinin bitişiğinde açtı.Kapısındaki keman figürlü siyah cam tabela''Vahakn Nigogosyan Luthier Paristen''yazıyordu.Geniş vitrininde kemanlar asılıydı.10-12 metrekarelik dükkanı ,yerdeki tahta ve taşlarla bir ortaçağ atölyesini andırırdı.Ağırlık olarak keman,viyolonsel tamiri yapardıVahan usta ''benden acele iş istemeyin'' derdi.Nadide çalgıları tamir etme yöntemini bulmak için günlerce düşündüğü olurdu.Yavaş ve çok özenli çalışırdı.Yaptığı onarımın en ufak biz izi kalmazdıkeman üzerinde.İşi temiz,tarifesi yüksekti.                                   Atölyesi İstanbuldaki Müzikçilerin ,müzik sever gençlerin,Konservatuar öğrencilerinin buluştuğu yeriydi.Duvarları enstrumanlarla dolu atölyede büyükçe çerçeveli bir fotoğraf vardı.Thibaud 'nun Öldükten sonra çerçevesine siyah bir kadife geçirildi.Sürekli müzik vardı atölyesinde.Genç çellist ve kemancılara sürekli enstrumanlarını verir,çalmalarını ister,beğenmediğinde hatalarını eleştirirdi.Yıllar sonra işi büyüttüğünde genç dostlarından profesyonel yardım almaya başladı.Kemanlarına müşteri çıktığında çok sevdiği genç dostlarından Yusuf Güler Aksöz'e, Çelloya çıktığındaReşit Erzin'e telefon eder,''müşteri var geç kalma varbet (usta) '' derdi.Sazı onlarla dinletirdi müşterilerine.Müzikseverlerin dükkandaki sohbetleri öğle saatinde çevre restoranlardan söylenen mükellef öğle yemekleri,özenle pişirilmiş kahvelerle devam ederdi. Sadece Muhiddin Sadak gibi klasikçiler değildi müşterisi.Klasik Türk Müziğinin Şerif Muhittin Targan,udi Hırant gibi
ustalarıda uğrardı dükkanıona. Bir seferinde Necati Tokyay'ın tamir için getirdiği kemanı özenle elden geçirmiş,sesini parlaklaştırmıştı Ama tokyay bundan hiç hoşlanmadı .Aralarında çok sert bir tartışma yaşandı. 2.Dünya sayaşında 3 kez askere alınan Nigogosyan ,1943 te terhis olduktan kısa süre sonra Arnavut köy Amerikan Kız Koleji mezunu yaşıtı Alis le evlendi.1946 da ikiz oğulları Aram ve Hayg,6aylıkken dünyaya geldi.Çocuklarını yaşatmayı başardı.Nigogosyan çifti Amerikada eğitimini tamamlayan ikizlerden Aram Siyaset bilimci,Hayg teknisyen oldu.
 
                    KÖPRÜLERİNİN ÜNÜ AVRUPA'YA YAYILDI                                                                                                          1952 de Atölyesini İngiliz Konsolosluğunun karşısına Hacopulos Pasajının yanındaki binada kiraladiği bir daireye taşıdı. Atölyesi eskisi gibi müzikseverlerin uğrak yeriydi .İstanbula gelen ünlü yabancı Virtüözlere çok sevdiği genç konservatuar öğrencisi dostlarına çiçek pasajındaki köftecilerde salaş meyhanelerde yemek ısmarlamayı çok severdi. Ünlü solistler bu yemeklerin lezzetini yıllarca unutamaz.İstanbula her geldiklerin da anlatırlardı.Keman çelloköprülerinin namı avrupaya ulaçmıştı.İstanbul a yolu düşen pierre Fournier Gaspar ,Cassado,Jacgues,thibaud gibi ustalar mutlaka ona uğrar enstrumanlarını bakım yaptırır. köprülerini yeniletirdi Örneğin Pierre ,Fournier bir konserden önce çellosunu düşürmüş köprüsünü kırmış ve ustanın yaptığını öyle bağenmişki onu unutmamıştı. Nigo ustanın en büyük hayali konservatuarın kadrolu enstruman tamircisi olmak burada çalgı yapım atolyelerini kurmak ve öğrenci yetiştirmekti.Emeklilik yıllarını bile planlamıştı . Babasının okuluna vakfedecekti hayatını .İlk ciddi darbeyi Konservatuara Başvurduğunda yedi.Muhittin sadak türkiyenin en iyi keman tamircisiydi .ama sende biliyorsunki sizlere bu görevi veremeyiz demişti. Çok kırılmıştı nıgo usta ardından 1955 teki 6-7 eylül olayları geldi.Boyacı köydeki kardeşine gitmek üzere Şişlideki evinden çıktığı bir son bahar akşamında eşiyle yağmacıların arasına düştü.hemen eve dönüp cama bayrak astılar.Saldırıdan kurtulsalarda yaşadıklarını unutamadılar.Nigo usta fourniere mektup yazdı yurt dışına göçmek istiyorum ne tavsiye edersiniz.                                                                                                                                   İŞİN SIRRI KÖPRÜDE                                                                                                                                                                           Atölye ve ev satıldı 1958 Ağustosunda küçük bir dost gurubu Nigo usta ve ailesini Yeşilköy havalimanından gözyaşlarıyla uğurladı.Faurnier'in referansı ile New York ta Ünlü LÜtiye Rembert Wurlitzerin atölyesinde çalışmaya başladı.Heifetz Piatigorski Casals Sternin enstrumanlarını onaran atölye baş usta Simone Zacconini emrindeki yedi yardımcıdan biriydi.3 İtalyan Birer fransız alman ve ingiliz lüthiyenin arasında ilk aylarda çok zorlık çekti. Müstehzi tavırlara dayanmak zorunda kaldı. Sabahları çantasında beş sandöviçle işe gelmesi gün boyunca bunları yemesi ile alay meselesiydi.Enstruman yapmasına izin verilmiyor nadide çalgılara dokundurulmuyordu.Akşamları evine döner yemekten sonra tezgahını kurar ve uzun zamandır üzerinde çalıştığı çello ile uğraşmaya başlardı.Atölyede tamir yöntemi geliştirmediği çalgıları eve getirdiğinde bütün ailede gerilim yaşanırdı.Çözümü bulana kadar huzursuz dulaşırdı.evde bazen çözümü bulmak için haftalkarca düşünür. tamirat ise bir yada iki yıl sürebilirdi.Nigo usta çözümü bulup rahatladığında ev ahalisi oh buda geçti derdi.1959 da birbiri ardına yaşanan sınav gibi iki olayın ardından prestiji arttı.Aradan bir kaç yıl daha geçti.Yaptığı köprü sayesinde baş usta sacconi ile aynı konuma geldi.Rembert Wurlidzerin elinden çıkma dükkanda özenle saklanan viyolonsel eşiğinin aynısını yapmıştı.Üzerine dükkanın damgasını basmamıştı.Köprüyü nadide bir çalgıya taktı.Patronuna gösterdi neden damgasız diye sorunca patron ben yaptım size sormadan damga vurmak istemedim. dedi.Eşiğin mükemmeliyetini gören Wurlitzer sevgiyle Nigo ustanın sırtını sıvazladı.Sende sacconiye yetiştin. Sonraki yıllarda Nigo ustada genç luthiyeleri yaptıkları köprüye bakarak değerlendirecekti.Atolyedeki italyanlarla arası düzelmişti.Öğle yemeklerinden sonra İstanbul yıllarındaki gibi portatif elektrik ocağını çıkarıp arkadaşlarına türk kahvesi yapardı.Hafta sonlarında hep birlikte amatör balıkcı sacconinin teknesiyle balığa çıkarlardı.Atölyede öğrendiğinden daha fazlasını iş arkadaşlarına öğretti.1968 de Wurlitzer aniden öldü. Atölyenin kapanması gündeme gelince  NİGO usta birikmiş emekli ikramiyesinide birakıp ayrıldı.1969 da Çarnegie Hall un karşısında steinway ,Building'in 11. katında stradivarius studiousu nu aştı tam 16 yıl nadide çalgıları tamir etti.Konsinye bırakılan çok pahalı çalgıları sattı.Kolleksiyonunda ki enstrumanları kiraladı yıllar sonra tek türk öğrencisi Ecevit Tunalıya söylediğine göre meslek hayatı boyunca elinden tam 72 stradivarius geçmişti.Fiyatları 1ile5 milyondolar arasında değişen bu nadide çalgıların yanı sıra Guarnerius Amati gibi ustaların elinden çıkma sayısız çalgıda iz bırakmıştı.Tamir ettiği her değerli çalgının krokisini çizer öküsünü yazar ve arşivlerdi.1973 te Amerikan keman derneğinin Violin Society of America VSA kurucuları arasında yer alan Nigo usta Atölyesini açıp şöhrete kavuştuktan sonra  da karınca gibi çalışmayı sürdürdü.Yardımcıları Charles Rufino Carlos archieri Jim mckean. sonraları çok ünlü olacaklardı hatta mckan Amerikan keman yapımcıları Federasyonu başkanlığını üstlendi. Akşam saat 18:00 de kapıyı kilitler tezgahının başına geçip restorasyon işlerine başlardı.Eşi alis gelip müdahale etmezse gece yarısına kadar çalışırdı.Eve gelse bile yemekten sonra tezgahını açar onarım işlerine devam ederdi.geceyarısına doğru eşiyle taklaşık bir saat yürüyüşe çıkar sonra yatar sabah erkenden kalkardı.tek hobisi uzun yürüyüşler ve eşiyle gittiği konserlerdi.Hayatının en mutlu anları ise her yıl 14 subatta atölyesinde düzenlediği midye dolmalı topikli doğum günleri ve istanbul anılarını anlattığı dost toplantılarıydı.Sigarayı pipoyu istanbulda bırakmıştı.Ama rakıdan vazgeçmemişti.Kadehinden bir yudum alıp arkasına yaslanır çevresindekiler anlamasada sevincini türkçe ifade ederdi iyiki doğmuşuz.                   

19 Aralık 2011 Pazartesi

21 Şubat 2011 Pazartesi

KEMAN YAPIMI

İyi bir keman yapımındaki ilk aşama iyibir ağaç seçmekle başlar.Keman ve keman ailesi yapımında ağacın cinsi değişmez .yanlık ,sap.arka kapak akçaağaç üst kapakta ladin yapılır..Doğal kurutma ile kurutulmuş olması önemlidir .Ve resinde gördüğünüz üzere kapaklar yekpare veya çift parçadan yapılabilir..
 İstenilen bir model veya form ölçülerini kullanan luthier (yapımcı) kalıp hazırladıktan sonra kenarına yanlıkları ısı yardımıyla şekillendirip sadece 6 adet takoz parçalara tutkalla tutturulur.Bu yanlıkların iç kısmından yapışma yüzeyinide artırmak için mukavement sağlayacak çıtalar dönülerek yanlığa yapıştırılır.Önce akça ağaçtan yapılan arka kapak yapıştırılır ve içerisinden kalıp çıkartılır.Aynı mukavement çıtaları diğer kenarada yapıştırılınca üst kapak sırası gelir ..Üst kapak ladinden olup işlemesi uzun sürebilir .Gerek bas kiriş çıtası gerekse F deliklerinin açılıp şekillendirmesi kemanımızın sesi bakımından itinalı yapılması gerekmektedir...
Ses kutusu bitmiş ve sap yapım aşamasına geçilmesi

 Sap yapımı ve sapın ses kutusuna takılması ayrıca tuşenin işlenmesi çalıcının ilk dikkatini çekecek bölümüdür .Alışkanlıklar ;geçmişte çalınan kemanların ölçüleri bu kemandada istenilmesi çok rastlanır..
 Sapıda takılan bir kemanın bitmiş gibidir ama cilasız bir keman bitmiş sayılamaz .Keman cilası deyince tecrübe ve bilgi birikimi devrevye girer her yapımcı kendi cilasını kendi hazırlar..Tamamen doğal malzemelerden ölçülü bir karışım yaparak yağlı veya alkollü olarak kemanın sesini etkilemeyecek kemanı sıkmayacak esnek bir cila uygulanır..Benim için cila süresi bir aydır..Cilaya ve luthiere göre cila süresi değişebilir ..
Keman yapımında olan aşamalar çok fazla bir değişiklikler olmadan keman ailesi çalgılarındada benzerlik gösterir.Keman-Viyola-Çello(viyolonsel)-Kontrbas bu ailenin üyeleridir.

4 Ocak 2011 Salı

ANTONİO STRADİVARİ

Tüm zamanların en ünlü yaylı çalgı yapımcısı Antonio Stradivarı'nin kemanları günümüzde milyonlarca lira ediyor.Bu nedenle bir stradivarius'a dokunabilen müzisyenler kendilerini son derece şanslı sayıyorlar.Müzisyen olmayanlar için belki bir anlamı yok ama,her ünlü ve zengin virtüözün gönlünde bir ''strat''satın almak yatıyor...


Kemanın tarihi elbette ki Antonio Stradivari'den çok öncelere dayanıyordu.(1550'ler)Onun doğum yılı olan 1644 lerde keman,bir yüzyılı aşkın süredir bilinen bir enstrumandı.O zamanlarda usta keman yapımcıları vardı ve bu kişilerden biride,kemanı mükemmelliğe ulaştıran ve günümüzdeki şekline gelmesinde önemli adımlar atanAndrea Amati'ydi Stradivarinin doğduğu yer olan Cremona'da 1505 te doğan Amati''Cremona kemanının babası'' olarak tanındı.Ne varki kendi zamanında iyi tanınan bu ustadan günümüze çok az enstruman kaldı.

Andrea Amati'nin iki oğluda keman yapımıyla ilgilendiler;ama aileden günümüze en çok tanınan Andrea Amati'nin torunu Nicolo Amati oldu.Onun şöhretinin kaynağıda öğrencisi ve sonradan müthiş ustalığı sayesinde dünyaca tanınacak olan Antonio Stradivari'ydi.

Nicolo Amati'de devrin diğer genç keman yapımcıları gibi çalışmaya 11 yaşında başlamıştı. Genç Nicolo 1628 yılında Cremonada başgösteren açlık ve iki yıl sonra da veba salgını sırasında ailesinin bütün fertlerini kaybetti.Aynı felaketler Brescia 'daki ünlü keman yapımcısı Giovanni Paolo Maggini'nin de hayatını kaybetmesine neden olmuştu.Böylece İtalyan yaylı çalgılarının geleceği tek kişinin ,Nicole Amatinin omuzlarına yüklendi.

Stradivari ailesi ,500 yıldır yaşamasına rağmen keman yapımıyla hiç ilgilenmemişti. Antonio stradivari,ailesinde bu işe başlayan ilk kişiydi. ve bu işi aile mesleği yapanlardan bile daha başarılı olmuştu. Nevarki bu ünlü keman yapımcısının çocukluk ve gençlik yıllarıyla ilgili belge bulunmuyor.Geçen 100 yılın arşivlerine bakıldığında sadece babasının ismi olan ''Allessandro''ya rastlanıyor.

Antonio Stradivari, Nicole Amati III 'ün öğrencisiydi.Ancak onun ilk bu işe ne zaman başladığı konusunda çelişkili görüşler var.Kimileri Stradivarinin 11 yaşında Amatinin çıraklığına girdiğini söylerken ,bazı kaynaklarda 20 yaşından önce keman yapımıyla ilgilenmediğini belirtiyor.ünlü kemancının çalışma hayatına tahta oymacılığıyla başladığı düşünülüyor.

Antonio Stradivari 1667 yılında Francesca Ferraboschi adlı bir dulla evlenmiş ve bu evlilikten 2'si kız 4 de oğlu olmuştu.İkinci evliliğini 1699 yılında Antonietta Zambelli ile yapan ustanın bu evliliktende 2 kız 4 erkek çocuğu olmuştur.Baba mesleğini sadece ilk evliliğinden Obomono ve fFrancesco seçti.Nevarki usta hayatının sonuna kadar her işini kendi yaptı;oğullarına sadece ikinci derece işlerini verdi. Örneğin tahtanın kaba kesimini oğullarına yaptırır son işciliği herzaman kendi bitirirdi.

Stradivari birinci evliliğinin ilk yıllarında N.Amatinin yanında çalışmayı sürdürdü .O zamanlar yeterince ünlü olmadığından çok para kazanamıyordu.Kendi kendine çalışabilecek bir yer açacak kadar para biriktirememişti.Para sıkıntısı bu dönemde yaptığı kemanlarda kullanılan ağaçlarından belli oluyordu.Ancak işcilik ve tınılardaki üstün nitelik ağacın kalitesindeki düşük kaliteyi kapatacak kadar mükemmeldi.

Stradivari nin kendi kendine çalışmaya başlaması evliliğinden birkaç yıl sonra olmuştur. tüm parasını ev almak için biriktirip sonunda iki katlı bir ev alıp giriş katını atolye olarak ve terasınıda kemanlarını kurutmakta kullanmıştır.günümüze kaç kemanının kaldığı tam bilinmesede 1000 in üzerinde olduğu tahmin ediliyor.kanıtlanmamakta birlikte ustanın 2000 kadar keman yaptığı sanılıyor.sanatçının !ve 2. yaratı döneminden günümüze pek birşey kalmadığı biliniyor.Çünkü söylentilere bakılırsa beğenmediği çalgıları sonradan yakmıştır.. 1700-1737 yılları arasında yoğun üretken döneminde hem sayı hemde kalite olarak doruğa ulaşmıştır.

Bu gün stradivarinin540 kemanı,büyükboy 12 yiyolası ve yaklaşık 50 viyolonseli biliniyor.Bunların dışında 5 baskeman(17.yüzyıl başlarında kullanılan büyük boy keman) 1 bas viyola, 1 poşet keman(19.yüzyıl başlarına kadar varlığını sürdüren dans öğretmenleri tarafından kullanılan üç telli minik çalgı) 1 yiyola da gamba (16.yüzyılda bacaklar arasına sıkıştırılarak çalınan 5-7 telli çalgı) 1 pandura (mandolin in büyüğü olan mandolaya verilen ad) 1 zihter(17-19.yüzyıl arasında kullanılan ve kanun gibi diz üzerinde çalınan) 3 mandolin ve 1 gitar kaldı..

Büyük usta Antonio Stradivari 18 aralık 1737 de ölmüştür. 1729 yılında satın aldığı aile mezarlığına gömülmüştür .daha sonra yakılan kiliseile birlikte mezarlar şehir dışına taşınmıştır. rastlantı sonucu kalıntılar arasında mezar taşı bulunan stradivari cremona müzesine konmuştur.

Stradivari arkasında 91 tane bitmemiş keman bırakmıştı. kalan kemanların iki düzünesi kardeşine geriside 2 oğluna verilip bunlarıda tamamlayıp piyasaya sürülmüştür.Nevarki bu iki yapımcı oğluda 10 yıl içinde öldüler ve kemanlar sahipsiz kaldı..

19 Haziran 2010 Cumartesi

LUTHİER ?


Luthier, telli müzik aletleri yapımcısına verilen addır.



Sözcük kökeni olarak; (fr): luth, (en): lute, (de): laute, (it): liuto ve (ar): el-loud yani ödağacı anlamına gelmekte olup, Türkçeye Ud (çalgı) şeklinde yerleşmiştir. Genel olara Luthierler, ud, keman ve gitar üretmektedir.



Luthierlerin ürettiğ telli çalgılar iki kategoride incelenir. Birinci kategoride; elektro arp, banjo, buzuki, charango, cittern, dulcimer, gitar, arp, kantele, kitara, kora, koto, ud, theorbo, archlute, angelique, torban, kobza, bandura, lir, mandolin, şamisen, sitar, ukulele ve veena bulunmaktadır.



İkinci kategoride ise; alto, çello, basgitar, erhu, keman, mouthbow, nyckleharpa, hurdy, rabab, rebec, sarangi, viola, viyolonsel, viola de baraccio, viola d’amore, viola da gamba ve viyolon bulunur.



Luthier sözcüğü Türkçede aynı şekilde kullanılmakta olup, ağırlıklı olarak telli enstrüman üretenler için söylense de, tüm müzik aletleri yapımcılarını içermektedir. En bilinen lutiyerlerden bir olarak, dünyanın en ünlü keman üreticisi Antonio Stradivari gösterilebilir. Çağdaş luthierlere örnek olarak; Gauthier Louppe verilebilir.



Türkiye’de, cümbüşün mucidi ve üreteni olarak Zeynel Abidin Cümbüş ünlü bir luthierdir.



Luthierler, sadece enstrüman üretmekle kalmaz, aynı zamanda onarımını ve bakımını da yaparlar. 15. yüzyıldan bu yana süregelen luthierlik mesleği, iyi bir kulağa sahip olmayı gerektirir. Dünyada bu iş kolunun eğitimi için, İtalyan lutiyer ustaların beşiği olan Crémone kenti önde gelmektedir.

(WEB_1, http://tr.wikipedia.org/wiki/Lutiyer#Kaynak.C3.A7a , (2 Aralık 2008))

30 Mayıs 2010 Pazar

EL YAPIMI KEMAN FARKI






El yapımı ve fabrika da olmak üzere keman iki şekilde üretilmektedir.Üretim şekli ve yöntemiyle büyük farklılıklar oluşmakta.
Başta ağaç seçimiyle başlayan süreçte bunların kurutulması farklılık gösterir.el yapımı kemanda doğal kuruma tercih edilirken fabrikasyonlarda zaman ve maliyet bakımından fırınlama usulü tercih ediliyor.
Kurutulup işlem görecek ağaçlarda el yapımı ile yapan luthier ağacın sertlik-yumşaklık,dokusu ve özelliğine bakarak bu ağaca uygun şekilde işciliğini ve ölçülerini belirler bu işlem her kemanlık ağaçta farklılık gösterir.bu işlem doğal olup hiçbiri birbiriyle aynı olmayan ağaçlarda uygun olan işlemle daha iyi bir ses ve istenilen kemana yakın sonuca ulaştırır.
Buna karşın hızlı üretilmesi gereken fabrikasyonlarda standart denebilecek değişmeyen belirlenmiş ölçülerde aynı kalınlıkta kapak ölçüleriyle oyulmakta ve biçimlendirilmekte buda ağaç farklılıklarından kaynaklanan ses farklılıklarında dezavantaj oluştırmaktadır.
İşcilikle başlayan keman ürettim farkı ciladada çok bellidir...fabrikalarda bu işlem en hızlı ve en kolay biçimde;kimyasal olan vernik ve benzeri bir iki katta kapatıcı sonuçlanacak cila yöntemini tercih etmektedir.Buna karşın el yapımı bir kemanın cilası meşakatlı ve zordur gerek uygulama suresi gerek hazırlanışı gerekse uygulama yöntemiyle...
Luthier kendi cilasını kendi hazırlar...tamamen doğal olan ve kimyasal içermeyen materyeller kullanır. yağlı ve alkollü olmak üzere en çok bu iki şekilde cilalar hazırlanır.bu cilalarda danla sakız,sandaloz sakızı,vb.yüzün üzerinde madde cilalarda kullanılmıştır.Bu maddelerin hepsi aynı cilada kullanılmış anlamı çıkmamalı bir kavanozda bu materyellerden 5-15 tanesi ölçülü bir biçimde harmanlanarak hazırlanmıştır.Burada dikkat edilecek durum bir kavanozda buluşan maddelerin aynı eriticide erimesi ve sonuçta çıkacak olan cilanın esnekliğini koruyup yakın veya uzun vadede kemanı koruması sesi bozmama özelliğini muhafaza
etmelidir.Ve bu tür cilaların uygalanışı ve kuruma süreside uzundur .Saatte bir kat fırça ile uygulamaktan başlayıp cilanın içeriğine bağlı günde bir kat uygulanabilenlere kadar değişebilir..benim uyguladığım cilalar 30-50 kat uygulama civarındadır .Ses dikkate alındığında cilanında etkisini önemseyerek çalışmak gerek.
Sonunda bitecek olan kemanımızın aksesuar ve parçalarınında özenli işlemek ve kalıteli seçimlerle çalıma hazır hale getirilmesi ve mutlaka yapımcının bunu test etmesi gerek luthierin kendi gerekse bir çalıcıya çaldırarak öz eleştirisini yapabilmesi mesleğinde ileriye gidişin garantisidir..
Günümüzde orkestralarda ilk olarak elde üretilen kemanlara rastlamaktayız.Bunların en başlarında amati,guarneri ve stradivari ustalarımız 1500-1600-1700 yıllarında yaptığı gelmiş geçmiş en değerli kemanları görmekteyiz.kiralanmasının bile ciddi bir bütce gerektirdiği bu değerli kemanlar el yapımı kemanların kalıcılığının ve kalitesinin ispatıdır...

Hakkımda

Fotoğrafım
İZMİR, KONAK, Turkey
0 553 289 00 00 www.atolye-f.com

İzleyiciler

Blog Arşivi